Haber

YENİ YÜZYIL PARTİSİ GENEL BAŞKANI DR. MEHMET ALİ ARSLAN: “YOLSUZLUĞUN ÖRTÜSÜ OLMAZ; SUÇ VARSA KONUŞULACAK OLAN KIYAFET DEĞİL, FİİLDİR”

Genel Merkez

DR. MEHMET ALİ ARSLAN: “YOLSUZLUĞUN ÖRTÜSÜ OLMAZ; SUÇ VARSA KONUŞULACAK OLAN KIYAFET DEĞİL, FİİLDİR” Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, son günlerde yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları üzerinden başlayan başörtüsü…


DR. MEHMET ALİ ARSLAN: “YOLSUZLUĞUN ÖRTÜSÜ OLMAZ; SUÇ VARSA KONUŞULACAK OLAN KIYAFET DEĞİL, FİİLDİR”

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, son günlerde yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları üzerinden başlayan başörtüsü tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arslan, kamu görevi yapan herkesin hukuk karşısında hesap verebilir olması gerektiğini belirtirken, kişilerin inançlarının veya kıyafetlerinin iddia edilen suçlarla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Arslan, yolsuzluk iddialarının eksiksiz biçimde araştırılmasının demokratik hukuk devletinin gereği olduğunu belirterek, tartışmanın kişinin başörtülü veya başı açık olması üzerinden yürütülmesinin esas meseleyi gölgelediğini ifade etti.

“Ortada yolsuzluk, usulsüzlük veya haksız kazanç iddiası varsa devlet bunun üzerine sonuna kadar gitmelidir. Kim yaptıysa, hangi makamda bulunursa bulunsun hukuk önünde hesabını vermelidir. Fakat adaletin terazisine insanın başındaki örtüyü değil, yaptığı fiili koymak gerekir.”

Dr. Mehmet Ali Arslan, başörtüsünün Türkiye’de uzun yıllar hak ve özgürlük tartışmalarının merkezinde bulunduğunu hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Başörtüsü ne bir insanın masumiyet belgesidir ne de suçunun delilidir. Başörtülü bir insan yanlış yapabilir, başı açık bir insan da yanlış yapabilir. Suç şahsidir. İnançlar, kıyafetler ve milyonlarca insanın ortak değerleri kişilerin fiillerinden sorumlu tutulamaz.

Yolsuzluğa karşı çıkacaksak hep birlikte çıkalım. Milletin bir kuruşunun hesabını soracaksak sonuna kadar soralım. Fakat bunu yaparken toplumun inançlarını ve sembollerini suç dosyasının içerisine taşımayalım.”

Arslan, siyasetin kullandığı dil konusunda da dikkat çeken bir eleştiride bulundu:

“Bu sebeple bazı siyasi parti genel başkanlarının yolsuzluk iddialarını eleştirirken meseleyi başörtüsü üzerinden ifade etmelerini ve böylesine talihsiz söylemlere savrulmalarını doğru bulmuyor, bu yaklaşımı şiddetle kınıyoruz.

Siyasetçinin görevi yolsuzluğun üzerine gitmektir; insanların inancını, kıyafetini veya kutsal kabul ettiği değerleri tartışmanın malzemesi haline getirmek değildir.

Başörtüsü milyonlarca insanımızın inancının ve kişisel tercihinin bir parçasıdır. Bir kişinin yaptığı iddia edilen yanlış üzerinden milyonlarca insanın ortak değerine gölge düşürülemez.”

Arslan, kamu yönetiminde ahlak ve hesap verebilirlik konusunda ise şu ifadeleri kullandı:

“Bizim ölçümüz kişinin kimliği değil, yaptığı iştir. Başında ne olduğu değil, elinin milletin malına uzanıp uzanmadığıdır. Devlet yönetiminde makam sahibi olan herkes denetlenebilir, sorgulanabilir ve gerektiğinde yargılanabilir olmalıdır.

Yolsuzluğun başörtülüsü, başı açığı, sağcısı, solcusu olmaz. Yolsuzluğun yalnızca faili olur. Adaletin görevi de failin kimliğine değil, fiiline bakmaktır.

Türkiye’nin ihtiyacı yeni kimlik kavgaları değil; temiz, şeffaf ve hesap verebilir bir kamu düzenidir.”

Dr. Mehmet Ali Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Başörtüsünü yolsuzluğa kalkan yapmak da yolsuzluğu başörtüsüne mal etmek de yanlıştır.

Bir insan suç işlemişse hesabını o insan verir. Bir inanç, bir kıyafet veya milyonlarca insan onunla birlikte sanık sandalyesine oturtulamaz.

Hesabı şahıstan sorun, inançtan değil.
Suçu araştırın, başörtüsünü değil.
Milletin parasının peşine düşün, milletin değerlerinin değil.

Bizim adalet anlayışımız budur.”